Dosya

Bir Büyüme Hikâyesi Olarak: Noktacık

Türkçeye “büyüme hikâyesi” olarak çevirebileceğimiz, bugün sinemada belli başlı bir janr olarak kendini kabul ettirmiş “coming of age” anlatıları, herkesin aşinası olduğu bir türdür.

Türkçeye “büyüme hikâyesi” olarak çevirebileceğimiz, bugün sinemada belli başlı bir janr olarak kendini kabul ettirmiş “coming of age” anlatıları, herkesin aşinası olduğu bir türdür. Kahramanları ergenlik çağının biraz daha ileriki dönemlerinde bulunan, tam üniversiteye geçme öncesi, aile yanında geçirilen son yılları konu alan anlatılardır bunlar. Bu türe dâhil olan yapıtlar, yetişkinler dünyasıyla uzlaşma, bağımsızlığın ilanı, potansiyelini fark etme ve kendini bir özne olarak kurma gibi temaları içerir. Okul öncesi öğretmenliği yapan Fatma İşler’in dört yaş ve üzeri çocuklar için kaleme aldığı Noktacık isimli metin, ilk bakışta şaşırtıcı gelse bile, ergenlik dönemindeki bireyleri anlatan ve genelde yetişkinlere hitap eden sinemadaki büyüme anlatıları ile büyük tematik benzerlik göstermektedir. [1]  Bu küçük hacimli metnin içerdiği hem duygusal hem de fiziksel anlamdaki savruluşun ardından gelen duygusal olgunlaşma, potansiyelini farkına varma, nihayet eyleyen bir özne olarak kendini gerçekleştirme temaları, Noktacık metninin büyüme anlatılarına katılmasına imkân sağlamaktadır.

Bu küçük hikâye, ne olduğunu bilmeyen, minik kara bir noktanın benzerlerini arayışını, ne olduğunu öğrenmeye çalışmasını anlatır. Ona bu çabasında yardımcı olan rüzgâr, onu alıp uçurur, önce denize, sonra tekrar karaya bırakır. Rüzgârın verdiği isimle Noktacık, bu arayış serüveninde dört mevsimin birbiri ardınca geçişini görür, balık, kaplumbağa ve kuş gibi hayvanlarla tanışır. Nihayet, yazın, sonbaharın ve kışın ardından, ilkbaharın gelişiyle birlikte bir tohum olduğunu anlar, arayışını sonlandırır, toprağa köklerini salarak patlayıp güzel bir çiçek verir. Bu hikâyenin büyüme anlatılarıyla ortaklığını vurgulamak için, metin boyunca son bir yıl içinde Türkiye’de gösterime girmiş bu türe dâhil olan iki filmden, Lady Bird ve Call Me by Your Name’den örnekler vereceğim. Filmlerin ilkinde, on yedi yaşındaki lise öğrencisi Lady Bird’ün lisedeki son yılı, ailesinin dâhil olduğu sosyo-ekonomik sınıfı kabullenme ve yetişkinler dünyasına nasıl biri olarak adım atacağına karar verme süreci anlatılır. Aynı isimli romandan uyarlanan ikinci filmde ise akademisyen anne ve babasının İtalya kırsalındaki yazlık evine araştırma asistanı olarak gelen Oliver sayesinde cinsel yönelimini ve cinsel kimliğini keşfeden Elio’nun hikâyesi anlatılır.

Noktacık’ın hikâyesinin büyüme hikâyeleriyle ilk göze çarpan ortaklığı, hem duygusal, hem de fiziksel savruluşlar içermesidir. Noktacık, rüzgâr nedeniyle kelimenin gerçek anlamıyla oradan oraya, yerden havaya, karadan denize, denizden tekrar karaya savrulur. Bu savruluşa duygu durumundaki dalgalanmalar da eşlik eder. Merak, heyecan, hayal kırıklığı, sevinç, kaygı gibi duyguları peş peşe yaşar. Duygusal ve fiziksel savruluşları, Lady Bird’ün bir arkadaş çevresinden diğerine savrulmasına, hırs, utanç, pişmanlık, keder gibi duygular arasında yaşadığı geçişlere benzer. Keza Elio’nun da bir partnerden diğerine geçişi, kıskançlık ve görmezden gelme arasındaki duygusal savruluşları bu fiziksel ve duygusal hareketin büyüme anlatıları için tanımlayıcı olduğunu ve Noktacık’ın da bu şartı yerine getirdiğini gözler önüne serer.

Bu türün bir diğer başat özelliği de bu dalgalanmaların ardından gelen duygusal olgunlaşmadır. Noktacık, yaşadığı duygusal savruluşların ardından ne olduğunu bulunca, duygusal bir durulma, kendini kabullenme, olduğu halden hoşnutluk, kendiyle barışıklık durumuna geçer. Kendini kabullenme ve sevme ile gelen bu olgunluk evresi, aslında genel olarak büyüme anlatılarının finalini oluşturan duygusal durumdur. Lady Bird, ailesinin sosyo-ekonomik sınıfını ve dolayısıyla kendi ait olduğu sınıfı kabullenir. Ailesinin bu sınıfın dayattığı koşullar doğrultusunda kendi adına aldığı kararları affeder, içinde yaşamak zorunda olduğu aileyi, mahalleyi, şehri sevmeyi öğrenir. Call Me by Your Name’deki Elio ise cinsel kimliğini kabullenmenin ötesinde, bu kimlik nedeniyle yaşayacağı acıları, düş kırıklıklarını ve zorunlu vazgeçişleri de kabullenir, kendini, acılarıyla beraber sevmeyi öğrenir.

Noktacık’ın hikâyesinde, kendini olduğu gibi kabullenme ve sevmeye, sahip olduğu potansiyeli farkına varma durumu da eklenir. Noktacık, ancak bir tohum olduğunu anlayıp kabul ettikten sonra potansiyelini gerçekleştirebilir, filizlenip bir çiçek verebilir. Ayrıca filizlenip çiçek verme, eyleyen bir özneye dönüşme anını işaretlemesi bakımından da önemlidir. Potansiyelini farkına varma mevzuu, Noktacık’taki kadar belirgin olmasa bile örnek verdiğim iki filmde de vardır. Bu iki filmin karakterleri, kendilerindeki sevme, acı çekme, affetme gibi duygusal potansiyeli ve karar verip, verdikleri kararın sonucunu üstlenme potansiyelini keşfederler. Bu keşif ve kabulleniş anları, filmdeki karakterlerin de özne olarak kuruluşlarında önemli anlardır.

Noktacık’ın kendi potansiyelini farkına varması, sadece filiz vermesine değil, kök salmasına da denk düşmesi bakımından dikkat çekicidir. Rüzgâr ile savrulmayı ve arayışı bırakıp yerleşik hale geçmesi, büyüme anlatılarındaki özne olma sürecinin önemli parçalarından biri olan düzen ile uzlaşı mevzuuyla paralel okunabilir. Noktacık’ın ilkbahar geldiğinde filiz vermesi, mevsimsel döngüye uyum sağlamasının, iklimsel düzenle uzlaşmasının bir göstergesidir. Benzer türden uzlaşıları, Lady Bird, ailesinin sosyo-ekonomik vaziyetini kabullenip, bu vaziyetin dayattığı koşullara göre kararlar verdiğinde ve Elio, sevgilisinin nişanlanma haberini alıp, toplumsal cinsiyet kurallarına üzülerek boyun eğdiğinde de görürüz.

Noktacık’ın görselleri, büyüme, bir durumdan başka duruma evrilme hikâyesini anlatan içerik ile tematik olarak uyum içindedir. Metinde kullanılan görseller, yapraklardan, kozalaklardan, ağaç tohumlarından yapılmış şekillerden oluşmaktadır. Tıpkı Noktacık gibi bir halden başka bir hale bürünen, kuru yaprak ve tohum iken, kuş, kaplumbağa gibi şekillere dönüşen bu doğal materyaller, biçim ve içerik arasındaki tematik benzerliği sağlar. Form ve içerik benzerliği, doğada geçen bir hikâyeyi anlatırken doğal malzemelerin kullanılması bakımından da sağlanır. Son olarak rüzgârla savrulan Noktacık’ın hikâyesinin, rüzgârın gerçekten savurduğu doğadan toplanmış çeşitli renklerdeki kuru yapraklarla resimlenmesi, biçim içerik uyumunu iyice katmerler.

Noktacık, belki de bebeklik, yetişkinlik gibi evrelerden geçen insan veya hayvan kahraman yerine, bu evreleri yaşamayan bir tohumun büyüme hikâyesini anlattığı için, küçük yaştaki çocuklara hitaben yazılmış olmasına rağmen, genelde yetişkinlere hitap eden büyüme anlatılarına tematik olarak katılabilmektedir. Metin, bir durumu anlatıp ardından o durumdan çıkarılacak dersi söyleyen anlatıların aksine, bir süreci hikâye edip, bu sürecin bitiminde kazanılan duyguyu vermeye çalışmaktadır. Kitabın, herkesin içinde bir potansiyel taşıdığını ima eden son derece teşvik edici, yapıcı bu hikâyeyi ders vermeden anlatabilmesinin sırrı, belki de sürece odaklanmasında, büyüme anlatılarındaki duygusal olgunlaşma, kendini kabullenme gibi temaları barındırmasındadır.

 

Kaynakça

Call Me by Your Name. Yön. Luca Guadagnino. 2017. Film.

İşler, Fatma. Noktacık. Timaş Çocuk, 2018.

Lady Bird. Yön. Greta Gerwig. 2017. Film.


[1]Sinemadaki “coming of age” anlatıları ile edebiyattaki “bildungsroman”ın da tematik olarak büyük benzerlik taşıdığını söylemekte fayda var.  Hatta bu bağlamda Noktacık’ın bir bildungsroman olup olmadığı bile tartışılabilir. Ama ben bu yazıda Noktacık ile sinema yapıtları arasında bir benzerlik ilişkisi kurduğum için büyüme hikâyesi olarak atıf yaptığım tür, “coming of age” anlatıları olacak.