Soruşturma

"Çizgi roman gerçekten güçlü anlatımları olan eserlerdir."

Çizgi romanla ilk tanışmam daha çok mizah dergilerinde yer alan çizgi hikâyeler vasıtasıyla olmuştu. 80’ler, 90’lar döneminde Galip Tekin, Bülent Arabacıoğlu, İlban Ertem gibi sanatçıların çalışmalarını severek takip ediyordum.

Çizgi roman ve manga okurluğunun uluslararası alanda kazandığı ivme son zamanlarda dikkat çekiyor. Tarihsel olarak ülkemizde de zaman zaman tür popüler olmuş. Yeniden yazım ve adaptasyonlar odağında çizgi romanların bir dönem bir kültürel aktarım aracı işlevi yüklendiğini ve milliyetçi bir çıkış yakaladığını iddia etmek dahi mümkün. Yerli ve milli çizgi roman denemeleri var. Estetik yönü, aksiyonu, özgün/taklit çizgisi ya da birçok şey konuşulabilir ama sizce bize özgü bir çizgi roman mümkün mü? Çocuk Yazını okurları için yerli çizgi roman tarihinden okurluk repertuarınızda yer edenlerden hangilerini anmak istersiniz?

Çizgi romanla ilk tanışmam daha çok mizah dergilerinde yer alan çizgi hikâyeler vasıtasıyla olmuştu. 80’ler, 90’lar döneminde Galip Tekin, Bülent Arabacıoğlu, İlban Ertem gibi sanatçıların çalışmalarını severek takip ediyordum. Günümüzde artık çizgi romanların dergi dışında bağımsız olarak da basılıyor olması çok sevindirici. Hatta artık eğitim aracı olarak da kullanılıyor çizgi romanlar. Yeri geldiğinde sosyal sorumluluk programlarına da destek verdiğini görebiliyoruz, bu bence çizgi romanın çok yönlü bir sanat olduğunu kanıtlayan güzel bir unsur. Mesela Erhan Candan’ın çizmiş olduğu Nadir-X böyle bir eser. Sıkı bir kedi sever olarak da Rewat’ın Arife’sinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Bu tip eserler müthiş gözlem gücüne dayanıyor. Sıradan bir ev kedisi bir anda yıldız hâline gelebiliyor ve biz de okur olarak kedilere dair hiçbir şey bilmediğimizi anlıyoruz. Burada karakter kedi olduğu için kedi dedim ama kahraman herhangi birisi de olabilir. Kahramanın hayatına dair yakın bir kesit sunması ve bizi buna davet edişi empati duygumuzu da geliştiriyor. Çizgi roman gerçekten güçlü anlatımları olan eserlerdir.

 

Esra İlter Demirbilek’in çizerliği nasıl başladı?  

Pek çok çizer gibi ben de çocukluk çağlarımda yoğun olarak resim ve diğer görsel sanatlarla yakından ilgiliydim. Ortaokul sıralarında o dönemin mizah dergilerinden ve çizgi romanlardan etkilenip tasarladığım kahramanlarla kendi çizgi hikâyelerimi üretmeye başladım. Lise ve üniversite çağlarımda üretimim daha çok mizah yazıları ve karikatüre yönelik oldu. İş hayatına atıldıktan ve uzun yıllar süren kurumsal tecrübeden sonra içimdeki çizim aşkına dur diyemedim ve hazırladığım portfolyoyu yayıncılarla paylaştım. Bu süreçte anne olmanın da etkisiyle çizgi stilim daha çok çocuk kitaplarına yönelik bir hâl almıştı. Başvurularımın ardından birkaç yayıncıdan olumlu yanıt gelince profesyonel olarak çizerlik dünyasına adım atmış oldum. Bir süre mühendislik ve çizerliği bir arada götürdüm. Sonrasında ise kurumsal hayatı bırakıp tamamen çizerliğe yöneldim. 

 

Çizgi roman okurluğunun çiziminize etkisinden söz edebilir miyiz?

Okuduğum pek çok çizgi romanın beni özellikle görsel hikâye anlatıcılığı konusunda çok geliştirdiğini düşünüyorum. Çocuk kitabı çizeri olarak çizgi roman bizi çok besleyen bir alan. Resimli kitaplarda çizerler yazarın yazdığı hikâyeyi görsel olarak en baştan resimliyorlar. Okul öncesi çocuklar metni okuyamıyorlar sadece görsel olarak anlatılan hikâyeyi takip ediyorlar. Dolayısıyla çocuğun hikâyeyi okuyabilmesi için güçlü bir görsel akış gerekiyor, bunun temelinde de storyboard yatıyor. Bu da çizgi roman da dahil olmak üzere pek çok görsel sanatın altyapısı zaten. İyi bir çizgi roman okuru çizer sağlam storyboard altyapısını rahat kurgulayabiliyor.

Daha üst yaş grubu çocuklara yönelik macera kitaplarında her sayfada resim yok. Sadece belli sahneler resimleniyor ve genelde çizer olarak bu sahneleri ben belirliyorum. Hikâyenin temasını en iyi vurgulayacak olan sahnelerin seçilmesi ve bunların resimlenmesi, okuyucunun kendisini maceranın içinde hissedeceği en iyi komposizyonun belirlenmesi, karakter tasarımı gibi konularda çizgi romanın katkısı büyük. 

 

Yerli çizgi roman bağlamında sizin çizerliğiniz nerede konumlanır?

Çizgi roman olarak henüz yayınlanmış bir eserim yok, taslaklar hâlinde bekliyorlar ancak uzun yıllardır çocuk dergilerinde 2-3 sayfalık çizgi hikâyeler üretiyorum. Örnek olarak TRT Çocuk dergisinde mühendislik bilgimi de harmanladığım, yeni teknolojileri mizahi bir kurgu içinde anlattığım Teknoloji Tutkunları isimli çizgi hikâyeyi sayabilirim. Çizgi hikâye konusunda daha çok çocuklara yönelik komik ve absürt hikâyeler üretmekten hoşlanıyorum. Aslında yazıp resimlediğim Çılgın Deneyler Kulübü serisinin ilk formatı da çizgi hikâyeydi ve sonradan bol resimli bir düz metne dönüştü. 

 

Metin mecra ilişkisi bağlamında yazınsal bir araç olarak çizgi roman görselliği kitaplarınıza nasıl etki ediyor?

Çizgi roman okurluğu görsel hikâye anlatıcılığı konusunda pek çok ipuçları sunuyor. 

Bir kurguyu oluştururken onu zihninizde görselleştirmek onu çizgi ya da yazıya aktarmanızı kolaylaşıyor. Özellikle aksiyonun fazla olduğu macera kitaplarını ve betimlemelerin yoğun olduğu fantastik türleri yazarken imgeleme yapmanız çok önemli. Okurlardan “Okurken film gibi gözümüzün önünde canlanıyor.” sözünü sıklıkla duyuyorum. Bu benim daha ziyade görsel olarak hikâyeyi tasarlayıp sonra kelimelere döktüğümün bir göstergesi.

Olay akışı, karakterler vs. önce kare kare gözümde canlanıyor. Bir çizgi roman gibi zihnimden akıyor. Ben de bu sahneleri not alıyorum. Not alıyorum derken benim bütün notlarım birtakım işaretlerden, çöp adamlardan oluşan çizgiler. Kelime olarak not almıyorum. Sonra da bu notlar ya çizime dönüşüyor ya da düz metne.

Sonra çizgi roman ve karikatür gibi özellikle beden dili ve mimiklere çok yakın duran sanatlar. Karakter tasarımı ya da o karaktere yaptıracağınız davranışlar konusunda neyi nasıl çizmeniz gerektiğine dair ipuçları sunuyor. Çizgi romanların olmazsa olmazı konuşma balonları, efektler bunlar da çizdiğiniz resmin çok önemli unsurları, vurguları. Çizgi roman efektlerini macera kitaplarımda kullanmayı çok seviyorum. Çocuk macera kitaplarına bazı sahneleri birbiri ardına 3-5 kareden oluşan çizgi hikâye formatında resimlemek hoşuma gidiyor.

 

Son olarak Çocuk Yazını’nın bu dosyasında sorduğu temel soruyu size yöneltelim, çizgi roman, manga ve animeler çocuk edebiyatının nesi olur? Çocuğa göre çizgi roman ve manga örneklerinden de bahsetmek ister misiniz? Çocuğa görelik çizimi de kuşatır mı?

Çocukluk ve gençlik dönemim Asterix, Ten Ten, Fatoş, Mandrake, Örümcek Adam, Süpermen, Conan gibi çizgi romanları okuyarak geçti. Yetişkinlik dönemimde Death Note gibi manga türlerine yöneldim. Çizgi romanlar, manga ve animeler edebiyatın ve özellikle de görsel sanatların ayrılmaz parçasıdır diye düşünüyorum. Çizgi romanda takip etmeniz gereken bir olay akışı vardır, kareler arası bağlantı vardır, neden-sonuç ilişkisi vardır. Mimik ve beden dili okuma vardır. Günümüz çocuklarında dikkat eksikliği gibi durumlar çok fazla görülüyor, bu tip sorunlar için bence güzel bir egzersizdir çizgi roman. 

Yemek tarifi verirken bile çizerek anlatırım, görsel düşünmenin tüm diğer algılara da katkısı olduğuna inanıyorum. Mesela müzik notaları da görseldir bana göre. Gözümü kapadığım zaman ilgili sayfa önüme gelir ve çalarım. Özellikle ezber gerektiren derslerde sayfanın fotokopisini zihnime kazırdım. Zaten yazı dediğimiz şey de harf dediğimiz görsel sembollerden oluşan bir şey değil mi? Resim-yazı diye bir şey var. Okumakta zorluk çeken çocuklar için güzel bir başlangıç çizgi roman.

Çocuklar için önemli olan gerek tema gerekse çizgi stili olarak yaşına uygun olan eserlerin seçilmesi. Çocukların yaşına göre görsel algıları farklı olduğunu çocuk kitaplarından biliyoruz. Perspektif gibi bazı algılar daha ileri yaşlarda gelişiyor. Çocuk kitaplarında kompozisyonları ve karakter tasarımlarını yaparken hedef yaş kitlesini elbette bu yönde değerlendiriyoruz dolayısıyla çizgi roman seçimi yaparken de ebeveynlerin bu faktörü de göz önünde bulundurması iyi oluyor. Mesela küçük yaş grubu için daha büyük puntolu (ki çizgi romanlarda metin de resmin bir parçasıdır) daha sade arka planlar gibi.