Bir Metni Ödünç Almak: Genç Poe Morgue Sokağı Cinayeti

Bir Metni Ödünç Almak: Genç Poe Morgue Sokağı Cinayeti

Nursena Soylu | 05.07.2020


"Canals, metinlerasılığın sağladığı tüm avantajlardan faydalanarak Poe’nun metinleriyle çok sıkı bir ilişki içine girmiş ve kendisi de bu üç kitaplık ilk gençlik çağı romanları için Edgar Allan Poe ile sıkı bir diyalog kurmuştur. Kurulan bu başarılı diyalog sonucu Poe’nun çocukluğu kurgulanarak okuyucuya aktarılmış ve yetişkinler için hazırlamış olduğu metinleri genç okurlar için okunabilir kılınmıştır."

 

 

Bir edebi metnin üretim aşamasında yazarına fayda sağlayan en önemli şeylerin başında kullandığı kaynaklar ve bunlardan alınan ilhamlar gelir. Yazarın kaynağı kendisine özgün hayal dünyası olabileceği gibi tıpkı yaratmaya çalıştığı kurgusal dünyaya ait bir başka kurgusal çalışma da olabilir. Bu yazı, ikinci teorinin pratiğe dönüşmüş hâli olan ve Kristeva’nın metinlerarasılık “intertexuality” adını verdiği kuramın aktif bir şekilde kullanıldığı bir metin olan Cuca Canals’ın Genç Poe: Morgue Sokağı’nın Gizemi isimli metnini incelemek, anlatısının yapıtaşlarını izah etmek üzere hazırlanmıştır.

 

Roman, Genç Poe üstbaşlıklı seri kitaplarının ilk ürünü olarak yazarın anadili olan İsponyolcada 2017 yılında basılmış, Mart 2019’da da Genç Timaş yayınlarından Türkçe çevirisi genç okurların beğenisine sunulmuştur. Başlığıyla içeriğine ve anlatıyı kurma yöntemine hatrı sayılır bir gönderme yapan yazar, polisiye edebiyatın kült ismi Poe’ya ve onun Morgue Sokağı Cinayeti isimli, kanonda çok değerli bir yere sahip olan uzun öyküsüne anlatı boyunca başvurmaktadır. Yazar, taban metin olarak kullandığı Morgue Sokağı Cinayeti ile birlikte Edgar Allan Poe’yu da anlatısının başrolü olarak seçmiştir. Yazarın anlatısını sağlamlaştırmak, metninin otoritesini güçlendirmek amacıyla kullandığı metodlar bunlarla sınırlı değil; Poe’dan kurmacayı inşa etme ve onu aktarma yöntemlerini de ödünç alan Canals, metinlerarasılığın -benzerine literatürde pek de rastlanmayacak şekilde-  tüm imkânlarından yararlanmaktadır. Canals, anlatıda metinlerarasılıkla birlikte Poe’nun yaşamöyküsüyle kuvvetli bağlar kurmuş ve bunu çocuk okurunun zihninde, Poe’nun kimliğini oluşturmaya yardım edecek şekilde düzenlemiştir. Böylesi bir metnin üretim motivasyonunun Poe gibi bir yazarı ve onun eserlerini genç okurlara takdim etmek gibi didaktik bir misyona sahip olduğunu söylemek de mümkün.

 

 

Birinci tekil ağızdan anlatılan hikâyenin henüz ilk bölümünde konuya hızlı bir giriş yapılır. 11 yaşındaki genç Poe, tanık olduğu cinayet sonrası olayları, gözlemleri ve katile dair tahminleri ile açılışı yapar. Daha ilk sayfalardan bir dedektiflik öyküsünde okumaya alışık olduğumuz bir tonla, analitik düşünmenin ve çözümlemenin pratiklerini okuruna sunan, bu yeteneğinden ve bunun kendisine sağladığı avantajların öneminden ısrarla bahseden “sıra dışı” bir genç, 11 yaşında oluşunu düşünürsek çocuk demek yanlış olmaz sanıyorum, kendisini tanıtır. Bu sayfalar süren tanıtmanın amacının Poe’nun günümüz için hâlâ belirsiz olan çocukluk ve ilk gençlik yıllarını tanımlama ve tanıtma olduğu açıkça anlaşılıyor. Poe’nun yaşam öyküsünde boş kalan yerleri hikâyesinin akışına uyacak şekilde dolduran yazarın, kurmacayı bir araç olarak kullanıyor olduğunu söylemek mümkün.

 

Tüm bunlara göre, 11 yaşında ve ailesinin ölümünden sonra iki kardeşi ile birlikte farklı ailelere evlatlık verilmiş olan sıra dışı Edgar kendisini korku satmaya adamış bir çocuk. Buradaki temel motivasyonu kardeşleri ile birlikte babasının yanına gidebilecek kadar para toplayabilmek. Ayrıca kendini batıl inançlara inanan -uyumadan önce on üçe kadar sayması/yere daima sağ ayağıyla basması vb.- , geometrik şekillere kafayı takmış, her zaman siyah giyen ve karanlık ile gece vaktini çok seven birisi olarak tanıtıyor. Her şeyi listelemeyi seven ve çözümleme yeteneği ile öne çıkan Edgar’ın hayal kurmaktan çok zevk alması ve büyüyünce yazar olmak istemesi de cabası. Tüm bu özellikleriyle inşa edilmiş karakter, ileride makabre[1] tarzı kompozisyonun ilk ve en önemli örneklerini veren, korku edebiyatının çığır açan ismi Edgar Allan Poe’nun “nasıl bir çocukluk geçirmiş olabilir ki böylesi çarpıcı bir edebi kariyere sahip oldu, Poe bu metinleri nasıl yazdı? ” sorusunu cevaplamak için şekillendirildiği aşikârdır. Pesimist gibi gözüken özelliklerinin yanı sıra fedakârlığı, arkadaşlarına karşı vefalı oluşu, üvey annesi ve kız kardeşine karşı beslediği sevgisiyle, kurmaca ve diğer yazılarında karşımıza çıkan sert ve keskin dilin sahibinin ve onun yıllar sonra bile hâlâ nedeni belirlenememiş trajik ölümü ile hafızalarda yer eden Poe’nun insan olduğunu hatırlatan ve “herkes gibi” oluşuna atıflar yapan anekdotlarla da anlatı zenginleştirilmiştir. Çocuklar için üretilen edebi bir metinde sıra dışı yazar Poe’nun da hepimiz gibi çocuk olduğu ve her zaman olmasa da yaşının gereklilikleri üzerine hareket ettiği gerçeği vurgulanır.

 

Yukarıda anlatının inşası için bir karakter olarak Poe’nun kendisi/çocukluğunun ödünç alınmasının yanı sıra, karakterlerinin de ödünç alındığı belirtilmişti. Bu karakterlerin başında, Poe’nun da dedektif hikâyelerinin gidişatını değiştiren karakteri Auguste Dupin gelmektedir. Ancak Canals’ın bu emanete nasıl sahip çıktığı Poe hayranları tarafından tartışmaya açık bir konudur. Poe’nun üç metninde, Morgue Sokağı Cinayeti, Çalınan Mektup ve Marie Roget’ın Sırrı’nda, karşımıza çıkan ve keskin analitik zekâsıyla vakayı çözen genç adam olarak tanıtılan Dupin; Canals’ın metninde, Poe’nun eserlerinde, hatta belki de tüm dedektiflik hikâyelerinde, alaya alınan polis departmanının çok önemli bir üyesi olarak yeniden yaratılmıştır. Poe’nun yaratmış olduğu Dupin karakteriyle pek de uyuşmayan bu yaşlı -Genç Poe Dupin’i ilk gördüğünde onun tam bir “Santa Claus gibi” olduğunu söyler (56)-  polis memuru başarılı kariyeriyle öne çıkar ancak bir dedektif bağımsızlığında değil, devlet memuru dikkatindedir. Poe’nun metinlerindeki Dupin rolü, Canals tarafından genç Poe’ya kanalize edilmiş gibi durmakta. Metinler arasındaki diyalogda Dupin ve Poe’nun yer değiştirmiş olduğunu söylemek de mümkün. Zira bir üst paragrafta görülen Canals’ın çocuk Poe’su, Poe’nun genç dedektifi Dupin’in karakterleri ve yazarların bu karakterleri aktarım biçimi birbirine benzer. Özellikle Dupin’in sahneye çıktığı ilk metin olan Morgue Sokağı Cinayeti’nin giriş kısımlarında arkadaşının zihninden geçenleri tümdengelim ve tümevarım yöntemi ile tahmin etmiş ve bunda yüzde yüz haklı çıkmış olan Dupin, Canals’ın meraklı ve zeki çocuk karakteri Poe’nun âdeta yetişkin hâlidir.

 

Canals’ın Poe’yu ve Dupin’i metninde aktif bir şekilde kurgunun sürekliliği adına kullanmasının yanı sıra, anlatıyı aktarma dili de Poe’nun dedektiflik öykülerinde kullandığı dile benzerdir. Poe’nun hikâyesi, Dupin’in tüm olaylara tanık olan arkadaşının ağzından aktarılan bir hikâye iken, Canals da anlatısını genç Poe’nun ağzından aktarmayı tercih eder. Ancak dikkati çeken genç Poe ve Dupin’in arkadaşının zaman zaman aynı tonlamalarda konuşması olduğu gibi, Canals’ın da Poe’nun anlatı üslubuna benzer bir üslup kullanmasıdır.

 

Sonuç olarak Canals, metinlerasılığın sağladığı tüm avantajlardan faydalanarak Poe’nun metinleriyle çok sıkı bir ilişki içine girmiş ve kendisi de bu üç kitaplık ilk gençlik çağı romanları için Edgar Allan Poe ile sıkı bir diyalog kurmuştur. Kurulan bu başarılı diyalog sonucu Poe’nun çocukluğu kurgulanarak okuyucuya aktarılmış ve yetişkinler için hazırlamış olduğu metinleri genç okurlar için okunabilir kılınmıştır. Kurgulanan bu çocukluk hayatının Poe’nun gerçek yaşam öyküsüyle bağlantısı tartışmaya açık olduğu gibi metnin kuramsal Poe edebiyatıyla olan ilişkisi elbette sorgulanabilir. Ancak çalışmayı çocuklar için üretilen bir metin olarak okumak ve yorumlamak bizlere yeni bir perspektif sağlayacaktır ve bu sayede her iki metni ve yazarlarını görünmez bir uzlaşının aktörleri olarak görmemize imkân verecektir.

 

Kaynakça

Canals, Coco. Genç Poe: Morgue Sokağı Cinayeti. İstanbul: Timaş Yayınları, 2019.

 


[1] Ölümü hatırlatan anlamına gelen terim, sanat eserlerinde ölüm ve sembollerinin detaylıca kullanılması şeklinde açıklanabilir. Gotik metinlerde kullanılan yaygın bir edebi yöntemdir.


İşbu Web sitesi ve tüm sayfaları Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na tabidir ve içeriğine ilişkin her türlü ses, görüntü, yazı içeren bilgi-belge,marka ve her türlü fikri ve sınai haklar ile tüm telif hakları ve diğer fikri ve sınai mülkiyet hakları Çocuk Yazını'na aittir.